Tem 29, 2016
3024 Görüntülenme

Mona Rosa Sezai Karakoç

Written by

SEZAİ KARAKOÇ MONA ROSA ŞİİRİ

İçiniz de Sezai  Karakoç’un  Mona Rosa’sını duymayan yoktur sanırım. Şiirin baş harflerine baktığınız zaman nam-ı diğer Mona Rosa’nın kim olduğunu öğrenmiş oluyoruz. Meğer şiirdeki Mona Rosa’nın gerçekteki adı Muazzez Akkayam’mış.  Bende bu güzel şiirin bir dörtlüğünü alıp Muazzez Akkayam ile birleştirmek istedim. Evet resimde gördüğünüz kişi Muazzez Akkayam’mın eski bir fotoğrafı. Mona Rosa’nın kim olduğu biliniyor artık. Mona Rosa gibi Özdemir Asaf’ın da bir Lavinia’sı var. Lavinia’nın  da gerçekte Mevhibe Beyat olduğunu biliyoruz. Lakin bir bilinmez isim var ki o şairiyle birlikte sır oldu. Kim dediğinizi duyar gibiyim. Mihriban desem hatırlarsınız belki. Evet Abdurrahim Karakoç’un Mihribanı kendisiyle birlikte sır oldu. Kim olduğunu bilmiyoruz. Ve şair yaşarken birilerine söyledi mi bilmiyoruz lakin şuan için Mihriban bir sır. Bakalım aşk daha nice şiirler yazdıracak…

MONA ROSA

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister.
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Ulur aya karşı kirli çakallar,
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa.
Mona Rosa bugün bende bir hal var.
Yağmur iğri iğri düşer toprağa,
Ulur aya karşı kirli çakallar.

Açma pencereni perdeleri çek,
Mona Rosa seni görmemeliyim.
Bir bakışın ölmem için yetecek.
Anla Mona Rosa ben öteliyim.
Açma pencereni perdeleri çek.

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi,
Bende çıkar güneş aydınlığına.
Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi.
Seni hatırlatır her zaman bana.
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi.

Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
Işıksız ruhumu sallar da durur.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar.

Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi.
Ellerinden belli olur bir kadın,
Denizin dibinde geziyor gibi.
Ellerin, ellerin ve parmakların.

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana,
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar.
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.

Akşamları gelir incir kuşları,
Konarlar bahçemin incirlerine.
Kiminin rengi ak kiminin sarı.
Ah beni vursalar bir kuş yerine.
Akşamları gelir incir kuşları.

Ki ben Mona Rosa bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında.
Hayatla doldurur bu boş yelkeni.
O masum bakışların su kenarında.
Ki ben Mona Rosa bulurum seni.

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
Henüz dinlemedin benden türküler.
Benim aşkım uymaz öyle her saza.
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler.
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.

Artık inan bana muhacir kızı,
Dinle ve kabul et itirafımı.
Bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı
Alev alev sardı her tarafımı.
Artık inan bana muhacir kızı.

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak,
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak.

Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kuş tüyüne.
Bir tüy ki can verir gülümsesen,
Bir tüy ki kapalı geceye güne.
Altın bilezikler o kokulu ten.

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister,
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Sezai Karakoç

Kategori:
Aşk Şiirleri
http://www.resimlisiirler.net

Aşka, sevgiye, dostluğa dair en güzel şiirleri resimleri ve şairlerin hayatını resmederek sizlerle buluşturuyoruz.

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir